YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/2077 K. 2012/5243 T. 4.7.2012

DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan Ü. K. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

KARAR: Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulü ile önceki günlü mirasçılık belgesinin iptaline, miras bırakan tarafından terekenin tamamı için atanmış mirasçı tayin edilen davacıların miras bırakanı olup yargılama sırasında ölen Y. C. ( İ. )’nın tek mirasçı olduğunu gösteren yeni bir mirasçılık belgesi oluşturulması yönünde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir.

Şöyle ki; davacı Y. C.tarafından nüfus kayıtlarına göre kendisinin ve murisin kardeşi olarak görünen davalı Ü. K.’ın kardeş olmayıp ablaları Ayten’in çocuğu olduğunu öne sürerek nüfus kayıtlarının düzeltilmesi için dava açtığı, yargılamanın halen devam ettiği, söz konusu davanın kabulü halinde verilecek kararın mirasçıların paylarının değiştireceği kuşkusuzdur.

Öte yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinin birinci fıkrası hükmünde, başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere Sulh Hukuk Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, aynı maddenin ikinci fıkrası hükmünde de, mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından bir ay içinde itiraz edilmediği taktirde lehine tasarrufta bulunulan kimseye de atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilmesinin gerektiği açıklanmıştır.

Toplanan delillerden miras bırakan Y. İ.’nın 30.01.2006 tarihinde öldüğü, ölmeden önce 24.10.2003 tarihinde düzenlediği vasiyetname ile davacı Y. C.’ı mirasının tamamı için mirasçı atadığı, atanmış mirasçı Y. C.’ın da yargılama sırasında öldüğü anlaşılmaktadır.

Açıklanan bu olgular uyarınca davanın mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu, atanmış mirasçı ve onun mirasçılarının her zaman atanmış mirasçı olduğunu ve miras payını gösteren bir belge verilmesini mahkemeden isteyebileceği, bu nedenle mahkemece yeni oluşturulan hüküm yerinde davacı Y. C.’ın terekenin tamamı için atanmış mirasçı olduğu, bu hususun terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceği hususuna işaret etmek suretiyle, gerçek irs bağını gösteren mirasçılık belgesinin verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

SONUÇ: Hal böyle olunca, öncelikle davacı Y. C.tarafından açılan nüfus kaydının düzeltilmesi davasının sonuçlanmasının beklenilmesi, hasıl olacak sonuca göre muris Yılmaz İnkaya’nın yasal mirasçılarının ve paylarının belirlenmesi, yargılama sırasında ölen davacı Y. C.mirasçılarının da atanmış mirasçı olduğu bu hususun terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceği hususunun hüküm yerinde gösterilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Ü. K.’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 04.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.