Miras Mahkeme Kararları

YARGITAY 16. HUKUK DAİRESİ

Esas Numararsı: 2010/2402 Karar Numarası:2010/2627 Tarih: 2.4.2010

DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:

KARAR : Davacılar ile birleşen davanın davacısı, miras bırakanları adına kayıtlı olan ve Ç…, Y… Köyünde bulunan 478, 489, 490, 503, 506 ile 507 parsel sayılı taşınmazların 1964 yılında davalılara ölünceye kadar bakma akdi ile verildiğini, yapılan temliklerin saklı payları ortadan kaldırmak amacı ile yapıldığını belirterek, saklı paylarını aşan 150.000.000 TL’lik kısmın tenkisiyle, davalılardan yasal faizi ile tahsili talebinde bulunmuştur. Davalılar, mahfuz hisse ihlal kastı olmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı Ayşe yargılama sırasında öldüğünden ve mirasçıları da davaya devam etmediklerinden dosyanın bu davacı yönünden işlemden kaldırılmasına, davacılar Melahat ile Mecit’in davalı D.Ali hakkında açtıkları davanın reddine, davalı Muharrem hakkında açtıkları davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Muharrem tarafından temyiz edilmiştir.

Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir ( 4722 s. K. m. 17 ). Miras bırakan tarafından davalılara yapılan bir kısım kazandırmaların ölünceye kadar bakma akdi ile yapıldığı toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Ölünceye kadar bakma akitleri aslında ivazlı tasarruflardan olup tenkisi istenemez. Ancak miras bırakanın açıkça saklı payları ihlal kastı ile hareket ederek yaptığı ölünceye kadar bakma akitleri tenkise tabidir ( MK m. 507/4 ).

SONUÇ: Öyle ise taraflardan bu husustaki delilleri sorulup, toplanmak, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde, eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; tenkis davalarında seçimlik hakkın kullanıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmekte iken dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmüş olması da isabetsiz olduğundan yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ( BOZULMASINA ), peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 02.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir