YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

E. 2009/14753 K. 2009/21912 T. 17.12.2009

DAVA: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacıların temyiz itirazları ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Miras bırakan tarafından, yasal mirasçılara yapılan sağlararası karşılıksız kazandırmalar denkleştirmeye tabidir ( TMK m. 669 ). Miras bırakanın sağlığında üçüncü kişiye icara verdiği 388 parsel numaralı taşınmazın icar bedelinin, miras bırakanın ölümünden sonra 08.10.2004 ve 21.10.2004 tarihinde davalı tarafından alınmış olması, davalıya yapılan sağlararası karşılıksız kazandırma niteliğinde değildir. Davalının miras bırakanın ölümünden sonra almış olduğu icar bedelinin denkleştirmeye tabi tutulması usul ve yasaya aykırıdır.

3- Mirasta denkleştirme iddiası gerçekleştiği takdirde; denkleştirmeye tabi kazandırmaların ölüm günündeki değerinin tespiti ve davacının miras payının buna göre hesaplanması gerekir. Davacıların denkleştirme iddiası gerçekleşmiştir. O halde ilk iş olarak, miras bırakan tarafından davalıya hibe edilen ( 96 ), ( 718 ) ve ( 373 ) parsel sayılı taşınmazların ölüm günündeki değerlerinin ve miras bırakanın sağlığında üçüncü kişiye satıp bedellerini davalıya verdiği taşınmazların satış bedellerinin ölüm gününde ulaştığı değerlerin tespit edilmesi, tespit edilen bu değerlerin teberru dışında kalan ( ortaklığı giderilen taşınmazlar da dahil olmak üzere ) terekeye eklenerek, net tereke tutarının belirlenmesi, buna göre davalının yasal miras payının hesaplanması, ondan sonra davalıya yapılan kazandırmaların ölüm günündeki değerine bakılması, eğer bu değer, davalının miras payından az ise mahsuba gidilmesi, çok ise, miras bırakanın bu fazlalığın ona kalmasını istediğini davalı ispat ettiği takdirde, bu fazlalığın denkleştirmeye tabi tutulmaması ( TMK m. 672 ), miras bırakanın çıkan fazlalığının davalıya bırakılmasını istediği davalı tarafından ispat edilemezse, davalıya yapılan kazandırmaların değerinden davalının miras payını aşan bölümünün davacılara miras payları oranında dönmesi gerekir.

Yukarıda açıklanan şekilde yapılacak hesaplama sonucu bulunacak denkleştirme oranı belirlendikten sonra, davalıya Türk Medeni Kanunu’nun 671. maddesinde yer alan tercih hakkı kullandırılmalıdır. Açıklanan şekilde işlem yapılmadan hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle ( BOZULMASINA ), bozma sebebine göre davaların denkleştirme hesabına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, davacıların ve davalının bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz peşin harcın yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir